aksiyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aksiyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Aralık 2013 Cumartesi

White House Down-Beyaz Saray Düştü (2013)


Yönetmen: Roland Emmerich
Senaryo: James Vanderbilt
Oyuncular: Channing Tatum, Jamie Foxx, Maggie Gyllenhaal, Jason Clarke, Richard Jenkins, James Woods, Joey King
Tür: Aksiyon
Süre: 131 dk
IMDB puanı:6.3/10
Rotten tomatoes puanı: Eleştirmenler %50, İzleyiciler %64

White House Down-Beyaz Saray Düştü (2013) filmine 7.2/10 puan veriyorum. Beyaz Saray'ı istila ederek Amerikan Başkanı'nı ele geçirmeye çalışan teröristleri konu alan çok benzer bir konuya sahip "Olympus Has Fallen" filmini daha önce blogumda değerlendirmiş ve ona 7/10 puan vermiştim. O da nefes nefese, heyecanla izlenen bir filmdi fakat "Tanrı Amerikan Birleşik Devletleri'ni Korusun" propagandasını fazla fazla yapması ve kendini biraz fazla ciddiye almasına rağmen hikaye anlamında eksiklikleri olması nedeniyle benim gözümde "White House Down" (WHD) onun önüne geçti bile. WHD'nin güzelliği bütün aksiyonun ortasında güldürebilen, kendini fazla ciddiye almayan, esprili bir film olması galiba. 


Yönetmen Roland Emmrich'i daha önce eleştirmenler tarafından çok yüksek puan almayan fakat yüksek gişe hasılatı yapan filmleri yönetmesiyle tanıyoruz. (Independence Day-(1996), Godzilla-(1998), The Patriot-(2000), The Day After Tomorrow-(2004), 2012-(2009)). 


Başrollerde Channing Tatum ve Jamie Foxx var. Jamie Foxx zaten "Jamie Foxx" onun ne kadar başarılı bir oyuncu olduğunu anlatmaya gerek yok... 




Channing Tatum 'u biraz vurgulamak gerekiyor. Gençlik filmlerine, drama, romantizme, komediye (Step Up (2008), Side Effects (2013), The Vow (2012), 21 Jump Street (2012)) yakıştığı kadar oyunculuğu ve dış görünümü aksiyon filmine de çok yakışmış. Benzer anlamda her tür filme gerek oyunculuğu gerek sempatik görüntüsüyle uyan ve çok hayran olduğum Tom Cruise'un yeni jenerasyon versiyonu diyebiliriz diye düşünüyorum. Henüz ülkemizde çok geniş bir hayran kitlesi olduğunu sanmıyorum fakat özellikle A.B.D.'e genç kızların onun için çıldırdığı bir gerçek. 




Başrollerin ve Cale (Tatum)'in kızı Emily rolündeki Joey King'in, terörist başı Jason Clarke'ın diğer yardımcı oyuncular olan Richard Jenkins, James Woods'un rollere seçilmiş olmalarından çok keyif aldım ve uygun buldum. 






Fakat Homeland dizisinin başrolündeki CIA ajanı Carrie Mathison'ı canlandıran Claire Danes sayesinde hiç görmediğim fakat bir dizi kahramanı olmasına rağmen gerçekte varolduğuna beni inandıran bir CIA ajan arkadaşım varken WHD'da CIA ajanı rolündeki Maggie Gyllenhaal bana hiç inandırıcı gelmedi, o halkada çok ciddi zayıflık olduğunu düşünüyorum.


Filmin genel akışına gelirsek; son sahnesine kadar hikayede halen tam da açıklığa kavuşmamış fakat mantıklı bir biçimde nihayete bağlanan büklümler olması bu tarz aksiyonlarda çok sıkça olmadığı için insanı şaşırtıyor ve şık duruyor.


Bittikten sonra insanı düşündüren, kişiye birşeyler öğreten kulvarda olmadığı tabii ki çok açık olan bu film biraz kafa dağıtmak isteyen, heyecanlı bir aksiyon izlemekten keyif alacak seyircilere önerilir. İyi seyirler...



24 Kasım 2013 Pazar

The Hunger Games:Catching Fire (2013)


Yönetmen:  Francis Lawrence
Senaryo: Simon Beaufoy (uyarlayan), Michael Arndt (uyarlayan), Suzanne Collins (kitabın yazarı)
Oyuncular: Jennifer Lawrence, Josh Hutcherson, Liam Hemsworth, Stanley Tucci, Woody Harrelson  |
Süre:146 dk
Tür: Aksiyon, macera, bilim-kurgu
IMDB puanı: 8.4/10
Rotten Tomatoes Puanı: eleştirmenler: %89, izleyiciler: %94 

The Hunger Games:Catching Fire (2013) benden 7.8/10 puan aldı. Suzanne Collins tarafından yazılmış olan "The Hunger Games" üçlemesinin ikinci filmi ilkinden daha çok ses getirecek gibi görünüyor. Kitabın/filmin alt yapısı olan "distopya" yani  ütopik bir toplum anlayışının anti-tezi, çok dramatik ve karakterli bir sinematografiyle beyaz perdeye aktarılmış. İlk filmdeki dystopik dünyada isyankarlara bir ders olması amacıyla Panem'in farklı mıntıkalarından seçilen yarışmacı-savaşçılar çarpıştırılmış ve kazananlar söz verildiği üzere ödüllendirilmişti. Fakat 74. Açlık Oyunlarını kazanan Katniss Everdeen (Jennifer Lawrence) ve Peeta Mellark isyankar grubun simgesi haline gelirler ve bu filmde "Capitol"ün bir numaralı hedefi haline gelirler. Amaç kötü olunca verilen sözler de unutulur ve bütün kazananların tekrar çarpıştırılacağı yeni bir "Açlık Oyunları" düzenlenir. 




Başrolden yan rollere bütün oyuncuları izlemekten çok keyif aldım. Kostümler ve efektler çok etkileyiciydi. Katniss'in oyun öncesi veda için sahnede giydiği gelinlikle yaptığı 360 derecelik dönüş birçok sinema tanıtımına malzeme olacak bir görüntü olarak beyinlere kazınacak diye düşünüyorum.


Bir çok eleştirmen tarafından vurgulanan ilk filmden daha başarılı olduğu fikrine ben de katılıyorum. Karakterlerle daha çok empati kurduğumuz, dystopik dünyayı daha yakından tanıdığımız, sonuna kadar heyecanla izlediğimiz şık bir film olmuş.


Yalnız önemli bir hatırlatma; bu bir üçlemenin ikinci filmi ve takip eden bir üçüncü olacağından filmin sonu heyecanlı bir dizi film gibi bitiyor. Yani bir sonu yok. Herşeyiyle derli toplu, sinemada izlemeye değer bir film. İyi seyiler...






27 Temmuz 2013 Cumartesi

Olympus Has Fallen-Kod Adı Olympus (2013)

Olympus Has Fallen (2013) benden 7/10 puan aldı. Gerçekleşmesi neredeyse imkansız olan bir öyküye sahip ve bazı mantık hataları/boşlukları olan bir film olmakla beraber beklentimin çok üstünde eğlendiriciydi. "Tanrı Amerika Birleşik Devletlerini korusun" propagandasına ekstra allerjiniz varsa izlemeseniz daha iyi olabilir. Ama hikayeyi sorgulamaz ve ABD'yi en azından iki saatliğine benimserseniz, yakışıklı, karizmatik, üstün yetenekli ajan Mike Banning (Gerard Butler) ve yakışıklı, cesur, vatansever ABD başkanı Benjamin Asher (Aaron Eckhart) ikilisini, çok başarılı çekilmiş patlama-ateş etme-ölme-öldürme sahneleri içinde büyük bir heyecanla izleyebilirsiniz. Rehin alınan ABD başkanının yerine çok önemli kararlar alırken her zaman olduğu gibi sempati ve güven duygusunu izleyiciye karakterli ses tonuyla başarıyla hissettiren Morgan Freeman'ı izlemek de ayrıca mutluluk veriyor. Yönetmen Antoine Fuqua'yı Training Day (2001) ve King Arthur (2004)'deki başarılı performanslarıyla tanıyıp daha önce çok beğenmiştim. Burada da elindeki-aslında çok da süper olmayan hikayeyi bence olabileceğinin en güzel haliyle beyaz perdeye aktarmış. İleride muhtemelen unutulacak ve daha önce de benzerleri yapılmış bir film olabilir ama başından sonuna temposu düşmeyen bir aksiyon ve görmekten zevk alacağınız başarılı oyuncular izlemek isterseniz tavsiye ederim. İyi seyirler...